Eski Liman
.png&w=3840&q=75)
Tarihçe
Eski Liman'ın hikayesi
Eski Liman
Eski Liman adından da anlaşılacağı gibi “eski” tarihli yarım bir projenin yıllar sonra tamamlanmasıyla oluştu. Grubun solisti Şenol Hatipoğlu’nun ilk müziğe başladığı lise döneminde aynı grupta çaldığı gitarist Erkin Yanyalı ve üniversite yıllarında aynı grupta çaldığı gitarist Can Kara’nın katkısıyla oluştu Eski Liman.
Erkin ve Can müziğe devam ederken Şenol uzun yıllar ara verdi ve bu uzun süreçten, Can’ın ısrarıyla geri dönünce vücut buldu “yeni” Eski Liman. Can, Girne’de kayıt yapabileceği müzisyenler ve stüdyo ortamı bulunca, Şenol’u 90’lı yıllarda bestelediği ve üniversite yıllarında birlikte çaldıkları şarkıların kaydını yapma konusunda onu ikna etti.
Grubun ilk kaydı olan 1994 yılında bestelenmiş şarkıları olan “Beni Nerenle Anladın” tamamlanınca da grup artık kurulmuştu. Grup kurmak kolaydır da, devamını getirmek zordur birçok başka konuda olduğu gibi. Ama Eski Liman, Erkin’in de katılımıyla, sanırım bu sürekliliği başardı. Yeni şarkılar yayınladıkça yaptıkları müzik - çok da 2020’li yılların müziği olmasa da - dinleyicilerden ilginç geri dönüşler aldı ve onları ayakta tutan, bu tepkiler oldu diyebiliriz.
Müzik haricinde, her üçü de alışılagelmiş hayatlar yaşıyor diyebiliriz. Grup üyelerinden Can ve Erkin, öğretmen, öğretim üyesi. Şenol ise basit usulde kurulmuş bir “şehir planlama” ofisi işletiyor. Her üçü de 2 çocuklu aile babası olarak, görevlerine harfiyen uyuyor. Şenol’un deyimiyle “Yani müziği çıkarınca, geriye her fotoğrafta eliyle heavy metal işareti yapan, standart orta sınıf aile babası kalıyor galiba. Ama müzik var elbette. Düzenli yaptığımız canlı müzik programları (her üçümüzün ayrı şehirlerde, ayrı ekipler ile yaptığı) yanında albüm ve şarkı yayınlama süreçleri.”
Kadro
Güncel kadromuz

Vokal & Gitar
Şenol Hatipoğlu
12 yaşında olmalıyım, ablamın üniversite sınavında Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ni kazanması ve ilk yarı yılda eve dönüşü ile hayatımda ki her şey değişti. Çünkü ablam o kısa sürede edindiği kitapların ve kasetlerin büyük bölümünü eve getirmişti. Bu benim için tam bir kültürel şoktu. Ahmet Kaya, Ruhi Su, Timur Selçuk, Bulutsuzluk Özlemi, Kramp bir tarafta, Led Zeppelin, Pink Floyd, AC/DC, Bob Marley, John Lennon bir tarafta. Yetmezmiş gibi bir de akustik gitar vardı yanında. Ablam gitar çalma işini çok ilerletmedi ama o gitar kısa süre sonra benim ayrılmaz bir parçam oldu. Ardından Bursa Erkek Lisesi ve ilk müzik grubum. İlk sahnemiz. Derken üniversite yılları boyunca devam eden barda cover çalma dönemi. Hayat gailesi ile müziğe verilen ara ve sonra eski bir dostun ısrarıyla kırılan inat ve başlayan Eski Liman dönemi. Yani kendi şarkılarımızı yapma ve yayınlama yönündeki insanüstü çaba süreci :)

Klavye
Ahmet Aydın
15 yaşında elime geçen ilk klavyeyle başladı bu serüven. O gün bugündür nota peşinde koşuyorum. Üniversite yıllarında Çanakkale sahnesine hızlı bir giriş yaptım. "Çanakkale geçilmez" derler ama ben barlarında klavyeyle az playlist devirmedim; amfilerin, kalkan tozun ve fırtınalı canlı performansların tozunu yuttum. 2005’te rota Bursa’ya kırıldı. O yıldan beri Bursa’nın muhtelif gruplarında tuslara basıyor, ekolayzır ayarlıyor ve "Abi bir parça daha çalın" ricalarını göğüslüyorum. Onca grup, onlarca sahne derken Bursa müzik piyasasının emektar demirbaşlarından biri olduk. Nisan 2026 itibarıyla yeni limanım tam olarak Eski Liman! Şu sıralar klavyenin başında, ritmi ve melodiyi aksatmadan Eski Liman dinleyicisine keyifli anlar yaşatmaya devam ediyorum.

Bass
Melih Kısaoğlu
Müzik hayatıma ilkokulda mandolin,ortaokulda gitar çalarak başladım.Lise dönemlerimde doğup büyüdüğüm Çanakkale'de şehir orkestrasında (Grup Bizim) düğün ve davetlerde elektro gitar çaldım.Çanakkale Lisesi okul orkestrasında da 1984 yılında mezun olana kadar gitar çalmaya devam ettim. Üniversite yılları ile beraber çok sevdiğim arkadaşım "Önder Helvacıoğlu" ile (Melih - Önder gitar ikilisi şeklinde ) 1988 yılında Bursa oteller ve barlarında,1990 yılı başlarında ise Kuşadası ve Bodrum otel ve barlarında program yaparak devam ettim. Bu dönemlerimizde "Salim Dündar " "Ferdi Özbeğen" gibi çok değerli sanatçılarla çalışma fırsatı buldum. Bu güne kadar bas gitar çalarak çeşitli pop ve rock gruplarında müzik hayatımı devam ettirdim. 2020 li yılların başında sevgili "Şenol Hatipoğlu" ile tanışarak "Eski Liman" grubuna bas gitarist olarak dahil oldum. Birlikte müzik yapmaktan çok keyif aldığım grup arkadaşlarımla Halen "Eski Liman" grubu olarak stüdyo, konser ve müzik çalışmalarımız devam etmektedir.

Davul
Hüseyin Uncu
Her şey ilkokulda, pilli bir mini orgla başladı. Nota bilmiyordum, bilmeme de gerek yoktu. Kulağıma ne çalınırsa tuşlara aktarıyordum. Ev halkı buna "yetenek" dedi, komşular başka şeyler. Mini org yetmeyince daha büyüğü geldi. Duyduğumu çalıyordum ve çok eğleniyordum. O zamanlar "müzik" ile "eğlence" arasında henüz bir anlaşmazlık yoktu. Sonra rock müziği keşfettim ve işler değişti. Davul ritimleri bağırsaklarımı yerinden oynatıyordu ama ortada küçük bir sorun vardı: davulum yoktu. Çözüm evdeki yastıklardı. Annemin özenle dizdiği kırlentler yıllarca Lars Ulrich'in yükünü sırtladı. Yastıkları döve döve davulu öğrendim. Kendilerinden hâlâ özür dileyemedim. İlk metal grubu çok gecikmedi. Metallica, Black Sabbath çaldık, konserler verdik. Sadık seyircimiz sahilde çekirdek çitleyen teyzelerdi. "Paranoid"in tam ortasında bir teyzenin kabuğu tükürürken bize attığı o anlamsız bakış hâlâ gözümün önünde. Hayatımın ilk müzik eleştirmenleri onlardı ve bence pek etkilenmediler. Sonra tarzı biraz yumuşatıp piyasada sahne almaya başladım. Birkaç az ünlüye de çalmışlığım var. İsimlerini söylesem tanımazsınız, söylemesem de tanımazsınız. Yumuşatma işi bir kez başlayınca durmuyor: metalden rock'a, rock'tan 90'lar popuna, oradan da arabeske kadar kaydım. Bir gece kendimi, bir zamanlar Sabbath çalan ellerle hüzünlü bir arabesk şarkıya ritm çalarken buldum. Para güzeldi. Ama güzel paralarla müzikal tatmin arasında tuhaf bir ters orantı var: biri arttıkça öbürü sessizce limandan ayrılıyor. Bütün bunlar olurken bir yandan da başka bir klavyenin başındaydım. Yazılım şirketlerinde çalışıyordum: gündüz kod, gece baget. İşin garibi, orada da iyiydim. Hatta şu an gezdiğiniz bu siteyi de ben yaptım (beğenmediyseniz şikâyet formu yok, onu yapmaya üşendim). Ama beyaz yakanın da bir sınırı varmış. Toplantılar, raporlar, "bir dakikanızı alabilir miyim"ler... Bir gün yakamı çıkardım, kravatı da davulun üstüne bağladım ve kendi işimi kurdum. Artık tek patronum benim, onu da pek dinlemiyorum. Burada bir itirafta bulunmam lazım: değişken bir ruh halim var ve içimde küçük, sevimli bir anarşist yaşıyor. Kurallarla aram fena değil, sadece pek görüşmüyoruz. Nota okumadan çalmayı öğrendim, davulu davulsuz öğrendim, patronlu işi patronsuz yapmaya karar verdim. Sıkıldığım yerde durmam, duramam: mini orgdan büyük orga, ordan yastıklara, metalden arabeske, ofisten kendi işime... Dışarıdan bakınca bir kaçış listesi gibi görünebilir. Ben ona "sıkılmadan yaşama sanatı" diyorum. Kapının yerini hep bilirim, gerekirse kapıyı da kendim yaparım. Ve sonra Şenol'la, yani Eski Liman'la tanıştım. Sevdiğim tarzda müzik, sevdiğim insanlarla. Uzun zamandır ilk kez kaçmak istemediğim bir yer. Hâlâ baget sallıyorum, hâlâ kod yazıyorum ve evdeki yastıklara hâlâ biraz borçluyum.
Medya
Eski Liman - Beyaz Bikini
Eski Liman - Öyle Olsun
Eski Liman - Genciz Aşığız
Eski Liman - Değmez Bana
Eski Liman - Bu Kız
Eski Liman - Saçmalık
Eski Liman - Dön ya da Dönme
Eski Liman - Duvar
Eski Liman - Beni Nerenle Anladın?
Eski Liman - Gözlerime Bak Da Söyle
Eski Liman - Böcek
Eski Liman - Hiç Özür Dilemem Sizden
Fotoğraflar
Etkinlikler
Yeni tarihler belirlendikçe güncellenecektir.
Yeni tarihler yakında burada.
Geçmiş etkinlikler
- 9 Mayıs 2025Gemlik Motosiklet FestivaliGemlik, Bursa
- 25 Nisan 2025Sosyopub KonserGörükle, Bursa

















